• Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • İçel
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
01 Mayıs Pazartesi 2017
GÜNÜN HABERLERİ

Pozitif ve negatif özgürlük

Hemen herkesin görüş birliğine vardığı konu; özgürlük..

  • Yorumlar (0)
  • 30 Aralık 2016 14:32
Pozitif ve negatif özgürlük

Aynı zamanda en önemli siyasal ideallerden biri. Ama özgürlük aynı zamanda neredeyse herkesin üzerinde görüş ayrılığı içinde olduğu bir konudur. Ne kadar özgürlüğümüz olmalı? Özgürlüğün büyüyüp serpilmesi için kısıtlama gerekli mi? Sizin bir şey özgürlüğünüz benim başka bir şey yapma özgürlüğüme aykırı düşerse bunları nasıl uzlaştırabiliriz? 

Zaten yeterince karmaşık olan özgürlük tartışması, özgürlüğün doğası hakkındaki temel anlaşmazlıkla daha da içinden çıkılmaz hale gelmiştir. "Özgürlük" sözcüğü çeşitli anlam nüansları taşımasının yanısıra birbiri ile ilintili ama yine de farklı kavramlara işaret eder. Bu bulanık sahneyi aydınlattığı 20. yüzyılın büyük filozoflarından Isaiah Berlin'e çok şey borçluyuz. Onun özgürlük tartışmasının odağında, pozitif ve negatif özgürlük arasındaki temel bir ayrım yer alır. 

İki farklı özgürlük kavramı

George önünde bir kadeh brendi ile oturuyor. Kafasına silah doğrultup içki içmesini söyleyen kimse yok. Baskı ve engel yok. Onu ne içmeye zorlayan bir şey var, ne de içmemeye. Canı nasıl isterse öyle yapma özgürlüğüne sahip. Ama George bir alkolik. Kendisi için bunun kötü olduğunu biliyor. İçmenin kendisini öldürebileceğini de biliyor. Dostlarını, ailesini, çocuklarını,işini, itibarını, haysiyetini yitirebilir... ama kendini tutamıyor. Titreyen elini uzatıp kadehi dudaklarına götürüyor. 

Burada çok farklı iki tür özgürlük söz konusu. Özgürlüğü dışsal bir kısıtlamanın ya da baskının yokluğu olarak düşünürüz çoğu zaman. İstediğimiz şeyi  yapmamızı önleyen bir engel olmadıkça özgürüz. Berlin, buna negatif özgürlük adını verir. Negatiftir, çünkü olmayan bir şey ile tanımlanır: herhangi bir sınırlama ya da dış müdahalenin olmamasıyla. Bu anlamda içkici George tümüyle özgürdür. Ama içmemesinin daha iyi olacağını bilse de tutamaz kendini. Kendisine tam anlamıyla hakim değildir; kaderi tümüyle kendi ellerinde değildir. Kendini alıkoyamadığı oranda seçeneksizdir ve özgür değildir. George'da eksik olan şey, Berlin'in pozitif özgürlük adını verdiği şey'dir. Pozitiftir, çünkü özgür olmak için mevcut olması gereken bir şey ile tanımlanır: özdenetim, özerklik (kendi kendini yönetebilme), akla ve çıkarlara uygun şekilde hareket edebilme iradesi. Gerorge bu açıdan özgür değildir. 

Negatif özgürlük

Berlin'in negatif anlamında, istediğimiz gibi hareket etmemize müdahale edilmediği ölçüde özgürüzdür. Ama özgürlüğümüzü yaşarken kaçınılmaz biçimde birbirimizin ayağına basarız. Banyoda yüksek sesle şarkı söyleme özgürlüğünü kullanırken, sizin sakin bir akşamın tadını çıkarma özgürlüğünü elinizden almış olurum. Hiç kimse başkalarının özgürlüğüne tecavüz etmeden dizginsiz bir özgürlük yaşayamaz. Bu yüzden toplum içinde birlikte yaşarken belli ödünler vermek gerekir. 

Klasik liberallerin benimsediği tavır "zarar ilkesi" ile tanımlanır. Viktorya çağı filozofu J.S.Mill'in "Özgürlük üzerine" adlı yapıtında ifade ettiği üzere, insanlar başkalarına zarar vermedikleri sürece dilediklerini yapmakta özgürdür; toplumun kısıtlama getirmesi, ancak böyle bir zarar söz konusu ise haklı görülebilir. Bir şekilde dış müdahale ve otoriteden muaf, dokunulmaz bir kişisel özgürlük alanı tanımlayabiliriz. Bu alanda bireylerin kişisel zevklerini ve eğilimlerini engelsizce yaşamasına izin verilir; siyasal anlamda, ihlal edilemez nitelikteki çeşitli hak ve özgürlükleri- konuşma, örgütlenme, vicdan özgürlüğü vb.- hayata geçirmekte serbesttirler. 

Özgürlük konusunda liberallerin benimsediği negatif anlayış, egemen anlayış olsa da (en azından Batı ülkelerinde), hala bir çok çetrefil mesele vardır. Özellikle yapmakta "özgür" olduğu eyleri yapacak yeteneği ve kaynağı olmayan bir kimsenin yaşadığı özgürlük gerçekten özgürlük diye nitelenmeyi hak eder mi diye merak edebiliriz. Her vatandaşı devlet başkanı olmakta özgür bırakan özgürlük gölgesidir bu. Yasal ya da anayasal her hangi bir engel yoktur elbette. Dolayısıyla bu anlamda tüm vatandaşlar başkan olmakta özgürdür; ama aslında bir çoğu, para, eğitim ve toplumsal statü açısından gerekli kaynakları olmadığı için, sözkonusu özgürlükten yoksundur. Salt biçimsel özgürlüğü yaşanabilecek bir özgürlüğe dönüştürebilmek için var olan sorunalrı ortadan kaldırmaya çalışacak sosyal liberal kişi, özgürlüğün pozitif yorumuna daha uygun düşen bazı devlet müdahale biçimlerini desteklemek zorunda kalabilir.

Pozitif özgürlük 

Negatif özgürlük, dış müdahalelere karşı özgür olmaktır. Pozitif özgürlük ise genllikle bir takım amaçalra ulaşma özgürlüğü olaral nitelenir. Bireyin, potansiyelini gerçeğe dönüştürmesini, özerklik ve kendine hakimlik durumuna erişmesini sağlayan bir güç olarak değerlendirilir. Daha geniş bir siyasal açıdan, bu pozitif anlamdaki özgürlük, kendini gerçekleştirme yolunda ilerlemeyi engelleyecek kültürel ve toplumsal baskılardan kurtuluş olarak görülür. 

Negatif özgürlük temelde kişiler arasıdır- insanların arasındaki bri ilişkidir. Pozitif özgürlük ise kişinin içindedir- içimizde gelişip serpilir. Nasıl içkici George'un içinde, akılcı yanıyla daha basit istekleri arasında bir çatışma varsa, genel olarak pozitif özgürlük kavramı benliğin alt ve üst bölümlere ayrıldığını varsayar. Özgürlüğe ulaşmak demek, (ahlak ve akıl açısından) daha tercih edilesi üst benliğin zafere ulaşması demektir. 

Berlin'in pozitif özgürlük anlayışındaki örtük varsayım, bu bölünmüş benlik kavramıydı. Gerorge'a dönecek olursak, kendisine en çok fayda sağlayacak şeyleri, doğru dürüst anlayacak tarafının, daha rasyonel üst benliği olduğu varsayılır. Eğer bu tarafının baskın çıkmasını kendisi sağlayamıyorsa, belki dışarıdan- kendisinden daha iyi bilen ve ne yapması gerektiğini daha iyi gören kimselerden- yardıma ihtiyacı vardır. Bu noktaya geldiğimizde, George ile brendi şişesini fiziksel olarak ayırmaya hakkımız bulunduğunu düşünmek için geriye yalnızca bir adım kalmıştır. Ve George için geçerli olan, Berlin'in korktuğu gibi devlet için de geçerlidir. 

Tüm Haberler »
  Arkadaşına Gönder
  • Yorumlar (0)
  • 30 Aralık 2016 14:32
OKUYUCU YORUMLARI
TOPLAM

0

YORUM

Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetesiz.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

SON YAZILAR

GAZETESİZ.COM'U 'TA TAKİP ET!

GAZETESİZ.COM'U 'DA TAKİP ET!

 
 
RSS
1 DAKİKANIZI ayırarak gazetesiz.com'a katılın