• Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • İçel
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
20 Ocak Cuma 2017
GÜNÜN HABERLERİ

Bugünkü konusuzluğumuz!

  • Yorumlar (0)
  • 03 Ocak 2017 00:00

Saatin 21’leri..

Şu an yani.

Yazıya oturmuş bir yazarın,

Ne yazacağı belli olmayan saatleri.

Belli olan saatleri yok zaten.

Sadece bazen, çok az, ara sıra..

O da, GYY etkisi.

Bu da yazarın,

Kendini kendine başkası gibi anlatma hali.

Gelirsek kendimize;

-bu da sanki birçok yazar varmış da sanki hepsi ayrı-ayrı yerlere gitmişler de, şimdi de gelmişler gibi-

Konulardan ve kapılardan ve "lar"la biten daha bir sürü şeyden hiç haz etmiyorum kaldı ki.

Böyle yazmak en güzeli.

Sanki şu an yazılanları bir an sonra bir sürü insan okumayacakmış gibi.

Kendine, kendine yazmak..

Yoksa bu neyin köşesi?

Benimki tamamen can çekişmesi!

Ayrıca koltukta yazıyorum,

Çalışma masamı kırmızıya boyattığımdan beri!

-tamamen çalışma masamı kırmızıya boyatmama tepki olarak-

Okuduğum kitapların yazarlarının o kitabı nasıl, nerede, hangi pozisyonda yazdıklarını merak ederim de ben.

Belki sen de merak ediyorsundur diye söyledim.

Oturarak mı yazıyorlar acaba?

Uzanarak mı?

Bağdaş kurarak mı?

Çalışma masasında mı?

Yemek masasında mı yoksa?

Bahçede mi?

Deniz kenarında mı, mı, mı..

Kafka mesela!

Milena’ya o mektupları nerede ve nasıl yazdı ki?

Ya da Dostoyevski Yeraltından Notlar’ı?

Nerede yazıldı peki, Corelli’nin Mandolini?

Nasıl yazıldı?

Ne giyiyordu yazar o sırada?

Ne içiyordu?

Kaç saat uyuyordu?

Yazarken sinirli mi oluyordu, du, du..

Bunları düşünmek neredeyse kitabın kendisinden daha delirtici.

Bu da,

Yazarın aslında senin önünde kendi kendine konuşma şekli.

  Gönder
OKUYUCU YORUMLARI
TOPLAM

0

YORUM

Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetesiz.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

GAZETESİZ.COM 'DA!

GAZETESİZ.COM 'DA!

GAZETESİZ.COM

YAZARIN DİĞER YAZILARI

GAZETESİZ.COM'U 'TA TAKİP ET!

GAZETESİZ.COM'U 'DA TAKİP ET!

 
 
RSS
1 DAKİKANIZI ayırarak gazetesiz.com'a katılın